29 Haziran 2016 Çarşamba

SoN Bulmayan Acı ''ATATÜRK''

                                                                                                                                                                                                                                                          Ölüm kaçınılmaz ve acılı iken,ne için öldüğünü bile bilmeyecekler.Hangi amaç,hangi zihniyet masum insanların canına kıymaya bahane?Katillerin hepsi suçlu hem fikiriz bütün halklar.Hırsızın hiç mi suçu yok?Diye soruyor insan...Biz hangi ara bu hale geldik?İşte orada görüyoruz ruhumuzu kaybettiğimiz o ara, yitirdiklerimiz ile biriktirdiğimiz öfkeleri...
              Yıllardır aynı senaryolar,aynı tablo,isimler değişti makamlar değişti! Can verenler değişmedi! Hepsi bizim yüzümüzden öldü...Dünya siyasetine maneviyatımızı değiştik.Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diye diye her yanımızı yılanlarla doldurduk.Para kazananlar daha çok kazansın üzerine kurulmuş bu sistemde şikayetçi olmaya bile üşendik.Yollar istedik,şık yerler,maaş olsun yeter denilecek işler,kolay çıkan krediler,robot gibi yaşamlar ama bol keseden harcamalar.Huzur istemedik hiç,herkesin işine gelen birileri oldu.Herkesin görüşüne saygı duyduğu ve taraf olduğu birileri.Çok normal olması gerektiği gibi,saygım sonsuz.Ama sırf ağzına bir parça bal çalındı diye Ahmet'leri Mehmet'leri yere göğe sığdıramadığımız için bu hale geldik.Yanlışa yanlış demeye diller varmadı.Dürüstlüğümüzü kaybettik ekmeğimizi kaybetmek korkusuyla.
             Onca insan kaybettik,masum çocuklar.Bana dokunmayan yılan yaşadı da yaşadı işte...
              Artık son dakika haberleri her dakika yayına girer oldu.
Ve hala birileri birilerini suçlamak derdine düşmüş.Suçlu bizleriz
manevi birliğimizi üç beş siyasete değişmelerine izin verdik.Ve oturup izledik hala da izliyoruz.Dur demedik haksızlıklara.Kardeş birliği yapacağımıza taraf olduk.KANAYAN YARALARIMIZ KAPANMAYA FIRSAT BULAMADAN YENİ YARALARLA KAN KAYBEDİYORUZ.VE HEP MASUM İNSANLAR ÖLÜYOR!
              Acıların fotoğrafları çekiliyor her gün...Hayat devam ediyor...Ama hayatta kalabilen için...

27 Haziran 2016 Pazartesi

ZAMANLAMADAN

                      Herşeyin bir sırasını beklerken ben...Nice vakit geçirmisim koşarcasına,bu gün oturup bir nefes alıp bakışım donuklaşınca fark
ettim. Hep bir bahanem oldu yaşamak için,ölüme bahane gerekmeyeceği düşüncesi ile.Kendimden feda ettiklerim ile bugün veda ettiklerimin toplamıyım sonuç itibari ile.Hayatın içinde sürekli program yaparak,her şeyi mevcut sistemin bir parçası haline getirir iken ne kadar eksiliyoruz kendimizden.Bir beden de can bulmak.Sonra bir başka bedende bir olmak.Sonra kendi bedeninden bir parça ile çoğalmak.Madde ağırlığınca ruhunu kaybedenler.Sonra zamansız bir zamanın içinde eksilen benliğime bir ben katmak bütün anladığım.
                 Ölüm denen bir gerçeğin içinde ölümsüzce katışabilmek,bana göre kalp ile düşünme gücünü fark edince başlıyor. Katıştığım tüm gerçeklerim şimdi hayalimde canlanıyor.Ruhum bedenimi hiçe sayıyor.İnsanların arasında koyulaşmış düşünceler ile ne kadar vakit yalnız kaldınız?Merakımdan değil,umursadığımdan...
                Tüm zamanın efendisi misiniz?Yoksa sadece zamanın içinde öylesine geçip giden mi? Zamanı değerlendirenlerden mi ,zamanın yenilediklerinden mi? Ne kadar plan yaparsak yapalım,biz zamanın içinden giderken azığımızı hem toplayan hem tüketen can parçalarıyız.Her yok oluş bize zamansız gelir oysa...Zamansız zamanlarda tam da biz olmuştuk. Farkına varmasak da...
 
JEST in GÜNLÜĞÜ Blogger Template by Ipietoon Blogger Template