Bakmayın manzarımın sisine dumanına mevsimi kıştır yolumun, bilirim ki baharı gelinciklerle saracak beni.
Manzarayı beğenmeyip yolunu değiştirir mi hiç hakkıyla sevmeyi bilen.
Acılara da gülümseyebilmektir kulun sadakati ,Maşuk un aşığa bıraktığı bir sızıdır o kendini hatırlatmak adına...
Tevafukların en güzelidir yolunda yoldaşını bulmak hemhâl olmak...
" Fakat eğer korkularınızda sadece aşkın huzurunu ve hazzını aramaksa muradınız...O zaman çıplaklığınızı örtüp aşkın harman yerinden çıkın daha iyi. Girin güleceğiniz ama doyasıya gülemeyeceğiniz, ağlayacağınız ama bütün gözyaşlarınızı dökemeyeceğiniz o mevsimsiz dünyaya..." diyor Halil Cibran aşka dair.
Sevmek bir fiildir ,eylemdir tek başına bir cümle ve devrimdir. Dönüp dolaşıp birbirimize çarpacağımız şu âlemde nasıl yaşanmaz hâle getirebiliyoruz, sonsuzluğun yolcuları olarak vedâlı bir yaşamı almıyor içim...
Yaratmaya ve yaşatmaya dair zerre kadar ilmimiz ve kudretimiz yok iken öldürmeye ne kadar cüretkar yeltenebiliyoruz.
Ve beslemek gibi bir yeteneği hiç keşfedememek Kutsal eli olarak. Bir çiçeği bir hayvanı bir bebeği beslercesine beslemek gönülleri... Bunu bilememek nasıl da ölü yaşamların izleri.
En zor anımda ve belki de sonumda dahi benden sevgiyi hiç azaltmayan , merhametin Rabbi ne şükürler olsun...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder